Ana içeriğe atla

İslam'da Hıdırellez Kutlaması Yoktur

İslam'da Hıdırellez Kutlaması Yoktur

Ahmet Şahin

Soru: Hıdırellez (Hıdrellez) hakkında bir mü'minin görüşü ne yönde olmalıdır? Çok fazla bâtıl itikat var. Mesela para kesmek gibi. Gazete sayfalarını para niyeti ile dua ederek kesiyorlar. "Sembolik olarak kesiyoruz diyorlar." ya da gül dibine ev yapmak vs. hatta kesilen gazeteden paraları bir torba içerisinde ağzı biraz açık bırakılarak dışarı asıyorlar, Hızır (A.S.), gece gezermiş bu gece, eli değsin diye vs. bunlar hakkında açıklamalı yer verirseniz sualime sevinirim.
Cevap: Öncelikle batıl olan hiç bir uygulamayı dinimiz kabul etmez. Hıdırellez kutlamalarını batıl ve hurafelerle doldurmak doğru değildir. Bahsettiğiniz hurafe uygulamalara itibar etmemek bu gibi hurafelerden uzak durmak gerekir.

Her sene bahar mevsimindeki yeşilliğin canlandığı mayıs ayının başlarında bir Hıdırellez Bayramı kutlanmaktadır. Bu bayramda insanlar ateşler yakıp üzerinden atlayarak kısmet bulacaklarını düşünmekte, içine girecekleri bir eve sahip olacaklarını ümit etmekte, daha nice niyetlerinin bu bayram günündeki bazı âdetlerle gerçekleşeceğini beklemektedir.. Bunların gerçekle ilgisi ne kadardır? Daha doğrusu, Hıdırellez ne demektir? Bunun bir aslı olmalı, sonra bu hale getirilmiş bulunmalı diye düşünmekteyiz. Bu konuda bilgi verebilir misiniz?

Efendim, bazı konular halk örfünde kabuk bağlayıp özünden uzaklaşır duruma girebilmektedir. Zannederim mayıs ayının başında kutlanan Hıdırellez bayramında da böyle bir kabuk bağlama durumu söz konusudur. Olayın aslını şöyle ifade edebiliriz:

Hz. Musa (A.S.) zamanında hükümdarın birinin temiz niyetli bir oğlu kendini dine verir, dinî hayat yaşayıp dinî hizmetlerle hayatını değerlendirmek ister. Babasının hükümdarlığı, makamı, mevkii onu tatmin etmez. Hükümdar oğlunun kendini dinî hizmetlere adaması, çevrenin irşadına yönelmesi Rabb'imizin de hoşuna gider. Ona kerametler ihsan eder. Bu sebeple bu genç irşat için gezerken uğradığı çorak araziler yeşillenmeye başlar. Kupkuru çöllerin yemyeşil hale gelişi, oradan hükümdarın oğlunun geçtiğini göstermiş olur.

Arapça'da yeşilin bir adı da (hazr) olduğundan çorak yerlerin yeşillendiğini gören halk buradan Hızır geçmiştir diyerek Hızır ismini meşhurlaştırmaya başlarlar. Bir ara bu genç, zamanın peygamberi Hz. İlyas (A.S.)'la da buluşur. Böylece Hz.İlyas (A.S.)'la buluştuğu güne halk, Hızır–İlyas buluşma günü olarak isim verirler. Sonraları bu isim yuvarlanarak Hıdırellez şekline dönüşür. Tıpkı hoca merhumun, oğlunuzun adını Eyyüb koyarsanız dikkat edin, sora söylene söylene ip kalır, sözündeki gibi, Hızır ile İlyas da Hıdırellez olup çıkar..

Hızır’ın aslında geçtiği yerleri yeşillendiren bir veli mi, yoksa ayrıca bir de peygamber mi olduğu konusunda çeşitli rivayetler vardır. Fakat gerçek olan odur ki, velilerin hayatını yaşamakta olan Hızır (A.S.), beş çeşit hayat derecesinin ikinci derecesinde yaşamaktadır. Bu derecedeki hayat bizim gibi maddi şartlarla bağlı değildir. Bir anda birçok yerlerde farklı görüntülerle bulunabilir.

Bu yüzden halk arasında da Hızır (A.S.) erişmiştir imdadına diye de söylentiler yayılmaktadır.. 

Bazen Hızır makamına çıkıp da Hızır’dan ders alan velilerin de olduğu, bunların Hızır gibi darda kalanların imdadına koştuğu, bu yüzden de onların da Hızır'ın kendisi sanıldığı anlaşılmaktadır. 

Bediüzzaman Hazretleri'nin Mektubat'ında bu konudaki soru cevapta, ızır, hayattadır; ancak onun hayatı ikinci derecede hayat olduğundan birçok alimler hayatta olmadığını düşünmektedir, şeklinde bilgi vardır. 

Hızır–İlyas buluşma günü olarak bildiğimiz altı mayıs Hıdırellez bayramına bu bilgi ve ilgi bakılırsa herhalde gerçeğe daha yakın bir bakışla bakılma ve kutlama söz konusu olur. 

Bugüne ait ateş yakılıp üzerinden atlanılması, oyuncak evler yapıp gerçeğine kavuşulacağının düşünülmesi.. gibi âdetler halkın iyilik temennilerinden ibaret arzulardan sayılırlar. Kesinlik arz eden gerçekler olarak kabul edilmezler. Bunlardan medet umulmaz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Şemsül maarif

Şemsül maarif. İslam alimlerinden imam Ahmed Elbuni'nin eseridir Ahmed Elbuni İbni arabi'nin çağdaşlarındandır.622 hicri senesinde vefat etmiştir.40'a yakın büyük eseri vardır.Elbuni'nin esrleri düşündürücü ilahi gizlilikler hakkındadır.Ön sırada olan Allah'ın velilerindendir.Şemsül maarif ilim fazilet süzgecinden geçmiş denenmiş uygulanmış bir tür ruhi tıp kitabıdır.Bir büyü ya da fal kitabı sanılsa da aslında kitap islami ölçüler ve bilgilerin ışığında yazılmış ,içerisindeki bilgilerin kötü amaçlarla kullanılmaması kullananların günaha girecekleri Elbuni tarafından peşinen söylenerek okuyucu uyarılmıştır.Elbuninin amacı kitabındaki bilgilerin iyi yolda kullanılmasıdır. Elbuni'nin önemli eserlerinden bazıları: Esrarül hüruf vel kelimat,İzharül rümuz ve ibdaül künuz,Bahrül vükuf fi ilmül evfak vel hüruf,Tühfetül ahbab ve meniyyetül icab fi esrarı Bismillah ve fatihatül kitab,Tenzilül ervah fi kavalibül eşbah,Cevahirül esrar ficevahirül izar,Hizbü nasır,Risaletül...

Cin nasıl çağırılır,cin çağırmak için okunacak dualar

Cin nasıl çağırılır,cin çağırmak için okunacak dualar. Cinler geldiğinde yapılması gerekenler,cinlere söylenecek özel sözler. Cin çağırma yöntemi. İmanlı bir kimse imanlı müslüman cinlerden bazılarıyla tanışıp konuşmak isterse ve işini şahsi ihtiyaçlarını onlar vasıtasıyla elde etmek isterse boy abdesti almalı yıkanmış en temiz elbiselerini giymeli çarşamba gününden başlayarak oruç tutmalı dördüncü cumartesi gününe kadar oruca devam etmeli her gün Yasin,Dühan,Tenzil,Secde ve Tebarekel-llezi bi yedihil Mülk surelerini birer defa İhlas suresini ise günde bin defa okumalıdır.Cumartesi günü ikindi vakti saat 10.00 'da insanlardan uzak temiz bir yere çekilmeli yedi parça kağıt alarak birinci kağıda Müminun suresi 81.ci ayeti,ikinci kağıda Bakara suresi118.ci ayeti üçüncü kağıda Bakara suresi137.ci ayeti dördüncü kağıda Rum Suresinin 25.ci ayetini beşinci kağıda Yasin Suresinin51.ci ayetini altıncı kağıda Zümer Suresinin68.ci ayetini Son yedinci kağıda Maaric Suresinin43.cü Ayetini yazma...

En Kaliteli Arka Plan Resimi HD 2